| |
29. Hafta
Kendinizi sonsuza kadar gebe kalacakmış gibi mi hissetmeye başladınız? Karın
cildiniz kaşınıyor, nefes darlığı şikayetiniz var, hemoroid (basur), bacak
krampları, mide yanması, hazımsızlık, kas ağrıları. Bunların önemli bir
kısmı tedavi edilebilir.
Gebelikte egzersiz yapıyor musunuz? Daha önceden alışkın değilseniz asla
kendinizi yoracak egzersizler yapmayın. Yürüme, yüzme ya da jogging, gebelik
için en iyi egzersizlerdir. Eğer önceden egzersiz yapma alışkınlığınız varsa
belli kurallara uyarak gebelik döneminde de bu egzersizlere devam
edebilirsiniz.
Bu gebelik haftalarında doğan bebeklerin sayısı arttıkça prematüre bebekler
ile ilgili bilgiler de artıyor. Bilimsel çalışmalar bu haftada doğmuş bir
bebeğin ışık, ses, tat ve koku gibi algılarının tümüyle gelişmiş olduğunu
gösteriyor.
Yandaki
resimde bebeğinizle plasentanız arasındaki alışverişi şematik olarak
görebilirsiniz. Plasentanın size ait olan yüzünde (resimde kırmızı alan)
bebeğin kordon kanıyla gelen artık maddeler temizlenmekte, bebeğinize besin
ve enerji maddeleri gönderilmekte, bebekten gelen oksijenden fakir kan,
oksijenden zengin hale getirilmektedir. Yani plasentanız "bebeğinizin hem
akciğeri, hem karaciğer ve böbreği, hem de sindirim sistemidir". Doğumda
kordon kesilir kesilmez, o ana kadar nispeten atıl durumda olan organlar
hemen çalışmaya başlar ve ilk ağlamayla bebeğinizin akciğerleri ilk kez
havayla dolar. Plasentanızın da işlevi böylece son bulur.
Bu
hafta bir gelişme de bebeğinizin bağışıklık sistemi ile ilgili. Bu haftaya
kadar tümüyle sizden gelen yardımla yürüyen "beden savunması"na bebeğin
kendi gelişen savunma sisteminin yardımı da eklenmeye başlandı. Ancak her ne
kadar bebeğiniz doğduğunda nispeten gelişmiş bir bağışıklık sistemine sahip
olsa da özellikle sütünüzle ona geçen antikorlar (yabancı hücreleri vücuttan
uzaklaştıran "silahlar") onu birçok enfeksiyondan koruyacak.
Bu haftanın sonunda bebeğinizin boyu yaklaşık 38 cm. ve ağırlığı 1300
(900-1900) gram! |
|