Kayıt Ol       Üye Girişi       Tartışma Forumu       Anasayfam Yap       Doktora Sor  
kadın hastalıkları ve doğum danışma hatları ankara izmir istanbul konya
      Anasayfa
      Tartışma Formu
      Gebelik ve Doğum
      Sanal Gebelik Takibi
      Aile Planlaması
      Jinekoloji (Kadın Sağlığı)
      Meme hastalıkları kanser
      İnfertilite (kısırlık)
      Menopoz ve Osteoporoz
      Cinsel Bilgiler
      Bebek ve Çocuklar
      Diyet ve Beslenme
      Otomatik Hesaplayıcılar
      Doktora Sor
      Sözlük
      İsim bankası
      Görüntü Arşivi
      Site Haritası
      Site Hakkında
      Yasal Uyarı
      Kaynakça
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
     
 

Penis

Erkeklerin idrar ve üreme yollarının dışarıya açılmasını ve cinsel işlevi sağlayan organıdır. Anatomik olarak penis, baş, gövde ve taban bölümlerinden oluşan kemiksiz bir organdır.

Penisin dışını çevreleyen deri, ince, duyarlı ve esnektir. Bu gevşek deriyle kaplı olan penisin büyük kısmı, süngersi doku ve kan damarları şebekesinden oluşur. Cinsel uyarılma sırasında, bu dokuların kanla dolması sonucunda, penis büyür ve sertleşir. Penisin içinde uzanan üretra dediğimiz kanal, hem üreme hem idrar yollarının boşaltım kanalıdır ve penis başında ufak bir delikle dışarı açılır.

Diğer bütün organlar gibi penis de kişiden kişiye farklılık gösteren boy ve biçimde olabilir. Genellikle gevşek haldeyken 5-9 cm., sertleşmiş haldeyken 10-18 cm boyundadır. Renk ve biçiminde de değişiklikler olabilir, sağa veya sola hafif eğrilikler gösterebilir.

Penis belki de üzerinde en çok durulan ve en fazla önemsenen organdır. Oysa her organ gibi penisin de bir takım işlevleri vardır, bu işlevler aracılığıyla kişiye zevk verebilir; çeşitli sorun ve rahatsızlıklara da neden olabilir.

Ama hiçbir anatomik veya fizyolojik sorunu olmadan, kişide kaygı yaratan tek organ kuşkusuz penistir.

Hemen her erkek yaşamının bir döneminde penisinin boyu veya işlevi ile ilgili kaygılar yaşar. Gerçekte küçük penis olguları çok azdır, ama erkekler daima başkalarının penislerinin kendilerininkinden büyük olduğunu ve bunun ulaşılması gereken bir şey olduğunu düşünür. 'Penisim küçük' kaygısı yaşayan erkeklerin büyük çoğunluğunun penisi normal boyda veya daha büyüktür.

Penisin sağa veya sola eğriliği de, abartılı ve boşaltım işlevini engelleyecek boyutta olmadığı sürece normaldir. Ama birçok kişi bu eğriliğin kendisine özgü bir sorun olduğunu düşünerek kaygılanır. Bütün bu kaygılar, sertleşmiş durumdaki penisin, erkeklik gücünün göstergesi kabul edilmesinden kaynaklanır.

Eski Yunan mitolojisinde, tanrısal bir yaratık olan Priapos´un kısa ve çarpık bir bedeni ve neredeyse boyuna yakın ve yukarıya doğru kalkık duran bir penisi vardır. Priapos, bağları, bahçeleri korur ve bereketi simgelerdi. Efsaneye göre, güzelliği ile ünlü tanrıça Afrodit, tanrı Zeus ile sevişmesinden doğan bu çirkin bebeği kimselere göstermemek için, kırlara terk eder, Priapos'u çobanlar bulup büyütür ve erkekliğine tapınır olurlar. Böylece sertleşmiş ve büyük penis efsanesi yüzyıllardır etkisini sürdürmüş, penis hep erkeklik gücü ve bereket simgesi olarak önemsenmiştir.

Oysa bugünkü fizyolojik bilgilerimiz, penisin boyu ile işlevi ve üreme yeteneği arasında hiçbir bağlantı olmadığını açıkça göstermektedir. Penisin boyu ve biçimi ne olursa olsun, cinsel istek ve uyarılma olduğunda, herhangi bir kaygı bu tepkiyi engellemezse, penis refleks olarak sertleşme ve büyüme yanıtı verir. Üreme yeteneği ise bedende sperm üretilmesi süreci ile, spermlerin yapısı, sayısı ve hareketliliği ile bağlantılıdır, penisin buradaki tek işlevi spermlerin dışarı taşındığı üretra denilen kanalın içinden geçiyor olmasıdır. Üstelik tıp dünyasında, penisin sürekli ve ağrılı ereksiyonu (sertleşmesi) olan ve cerrahi müdahale ile düzeltilebilen bir bozukluğa, Priapos´un penis biçiminden ve adından esinlenerek, Priapismus adı verilmiştir.

Ancak bütün bu bilgiler, kişilerin gözünde penisin gerçek dışı önemini hiç de azaltmamıştır. Aslında bu aşırı önemseme, bir çok kişinin cinsel işlev bozukluğunun altında yatan nedeni oluşturur. Çünkü penisin sertleşme refleksini bozan en önemli nedenlerden biri, penisin sertleşip sertleşmeyeceği konusundaki kaygılardır.

Penis, boyu ve biçimi ne olursa olsun, cinsel uyaranlara duyarlı bir organdır ve kişiye cinsel haz vermesi için sertleşmiş durumda olması bile zorunlu değildir. Cinsellikle ilgili mitlerin etkisinden ne kadar uzaklaşır ve güçle ilgili yersiz kaygılardan ne kadar arınırsak, cinsel organlarımızdan da cinsellikten de o kadar çok haz alabiliriz.

Penis büyüklüğü
Penis eğriliği
Penis ağrısı - şişmesi

 
     
          Site Uzmanlarımız
Jinekolog Opr. Dr. Ahmet GÖKSEL
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.